İstanbul Şehri Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi
 
 
 
 
 
 
 
  
 
 
 
 
KİTAPLAR

     Elinizdeki bu kitapta, bu bölgenin kısa ve derli toplu bir monografyasının verilmesini amaçlamıştır. Katalog çalışması gibi bir eser ortaya koyma amaçlanmadığı gibi, her mimari eseri de tek tek ele alarak incelemek gibi bir gaye de taşımamaktadır. Bugünde, Sosyo-iktisadi geleneğinde, hızla bir değişim yaşamakta olan Bahçekapı ve çevresinin bir dönemini, görsel arşiv ile destekleyerek İstanbul hafızamıza bir katkı ve farklı bir bakış açısı ile Bahçekapı-Sirkeci ve Eminönü bölgesini görebilmeyi sağlayabilmek hedeflenmiştir. devamı...
Tüm kitaplar için Tıklayınız

İstanbul, bir şehirden öte....
Vazgeçilmezle nefret çizgisinde...
Milyonların ondan başka bir yere gitmeyi düşünmedikleri...
İçerisinden bir deniz geçen...
Sizi sıkmadan ve bir aydan fazla her gününü gezmeye doyamayacağınız tek dünya şehri...
Tasavvuf ve eğlence merkezi...
devamı...
Tüm kitaplar için Tıklayınız

Tarihi Yarımada’da ‘Sur’lardan Zeytinburnu’na çıkan yollar ve yol üzerindeki kapılar, Yazar Süleyman Faruk Göncüoğlu`nun hazırladığı eserle ardına kadar açıldı. Zeytinburnu Belediyesi Kültür Yayınları’ndan neşredilen “Zeytinburnu Yollar ve Kapılar”, yükleri ve kullananlarının yanı sıra kendileri de devamlı değişen insanlığın ‘yorgun’ hizmetkarlarının hikayesini anlatıyor. Çok sayıda fotoğraf, harita ve kupürün yer aldığı 191 sayfalık eser, bugünkü Zeytinburnu’nu içine alan coğrafyada yaşanan tarihsel sürece, cumhuriyet dönemi ağırlıklı olmak üzere ışık tutuyor. devamı...
Tüm kitaplar için Tıklayınız

Bugün, Gündelik hayatın içerisinde Kasımpaşalık ifadesi artık karşılığını bulmaktadır.

Evet, Kasımpaşalılık nedir diye sormaya başlarken, bir an da bu Kasımpaşa neresidir? Sorusu ile karşılaşıveririz.

Kasımpaşa neresidir? Sorumuza net cevap ararken, bir kitap yayınlandı. Kasımpaşa semti ile ilgili merak ettiğiniz her şey bu kitapta yer almaktadır. Açıkçası Kasımpaşa’nın kitabı yazıldı devamı...
Tüm kitaplar için Tıklayınız


İstanbul`un Kitabı Fatih adlı bu eser, Fatih Belediyesi’nin bir kültür hizmeti olarak yayınlanmış olup, Süleyman Faruk Göncüoğlu tarafından hazırlanmıştır. devamı...
Tüm kitaplar için Tıklayınız

Bugünün dünyasına baktığımızda, içerisinde bazı küçük devletlerin nüfusundan daha fazla insanı barındıran şehirlerle karşılaşmaktayız. İstanbul, bu şehirlerden biridir. Ve bu vasfını kuruluşundan beri sürdüre gelen nadir şehirlerden de biridir. devamı...
Tüm kitaplar için Tıklayınız

“Tanıdıkça sevilir, sevildikçe de sahip çıkılır” düşüncesiyle hazırladığımız elinizdeki bu kitabın temeldeki amacı İstanbul’u tanıtmaktır. devamı...
Tüm kitaplar için Tıklayınız

Yazılı 2700 yılı aşkın, arkeolojik bulgular yüzyılda 9000 yıla yakın bir tarihin varlığından bahsedebileceğimiz İstanbul; değişim ve gelişim kelimelerinin de hakkını ver mi? bir dünya şehridir. devamı...
Tüm kitaplar için Tıklayınız

İstanbul tarihçisi ve araştırmacı Süleyman Faruk Göncüoğlu, gül lokumundan tarihi kervansaraylara, tramvaydan bağ evlerine kadar Üsküdar`ın kaybolan tarihi değerlerini anlattı. devamı...
Tüm kitaplar için Tıklayınız

Bu çalışmayla H. Necdet İşli´nin yaşamında önemli bir kısmını teneffüs ettiği Aksaray Semti´nin tarihi sınırlarını ortaya koymanın dışında, temel hatlarıyla eski eser ve dokusunun gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde aktarılması amaç edinilmiştir. devamı...
Tüm kitaplar için Tıklayınız
Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın: Antik tiyatro Sarayburnu`ndaki yamaçta / Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi
Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın: Antik tiyatro Sarayburnu`ndaki yamaçta
12 Ocak 2016, Salı
Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın: Antik tiyatro Sarayburnu`ndaki yamaçta
Bizans sanatı tarihçisi ve İstanbul Yaros Kalesi kazı başkanı Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın, İstanbul antik tiyatrosunun Topkapı Sarayı`nın Sarayburnu`na bakan yamacında olduğu görüşünün hakim olduğunu söyledi. Yalçın yapılacak bir kazı için önerilerde de bulundu.
İstanbul’daki antik tiyatronun yeri ile ilgili Radikal’in başlattığı tartışma sürüyor. İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi, Bizans sanatı tarihçisi ve İstanbul Yaros Kalesi kazı başkanı Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın antik tiyatro için bilimsel araştırmanın başlamasını istedi. Üniversite ve müze işbirliğini ön gören Yalçın, antik kaynaklarda tiyatronun Topkapı Sarayı’nın Sarayburnu’na bakan yamacında olduğu görüşünün hakim olduğunu söyledi.

İşte Prof. Yalçın’ın antik tiyatro ile ilgili görüşleri;

- Malum Grek ve Roma devri için tarihi kaynaklara (özellikle Zosimos, sonra Esykios, Lydos`lu İoannes ve İ. Malalas) başvurarak Antik Byzantion`un yapıları ve şehirciliği hakkında bilgiler ortaya koyabiliyoruz. Arkeolojik verilerin eksik olması da varsayımları zorlaştırmakta.

- Byzantion`un Septimius Severus tarafından yaptırılan (muhtemelen daha önceki lokasyonunda) iki tiyatrosu olduğu anlaşılmakta. Birinin yerini bilmediğimiz bir Afrodites tapınağı yakınlarında olduğu belirtilmekte. Bir de -belki de- av ve vahşi hayvan eğlenceleri için bir anfitiyatroydu.

- V. YY. başında Notitia Urbis`in aktardığı theatrum majus, muhtemelen Topkapı Sarayı mutfaklarının altındaki yamaçta olmalıydı. Az çok 100 metrelik bir girinti buna işaret edebilir. Ayrıca, antik geleneklere uygun eğimli yerde, deniz manzaralı yer tiyatro için çok uygun görünmekte. Ayrıca 50`li yılların sonunda yapılan hafriyatta çıkan aslan ayaklı mermer oturma sıraları tiyatronun burada olduğunu destekleyecek buluntular.

- Bunun dışında -ki bu bir rastlantı sonucu ortaya çıkmıştı- bilimsel bir çalışma yapılmamıştır. Byzantion`un arkeolojik ve tarihsel topografyası için kapsamlı araştırma ve arazi çalışması yapılmamıştır. Biz, İstanbul`u Bizans (o da kısmen) ve Osmanlı olarak biliyoruz. Ancak kentin Grek ve Roma geçmişinin izleri konusunda tamamen bilgiden yoksunuz. Buna tiyatrolar da dahil. Şimdiye kadar herhangi bir çalışma yapılmamış. Bunun birçok nedeni var: Askeri alan olması, araştırmacıların Bizans dönemine daha fazla ilgi göstermeleri, bu konularda bilgiye sahip olunamaması.

- Ancak bence en önemli konu antik kaynakları okumadaki cehalet. Yani bizim arkeolog ve sanat tarihçilerimiz antik kaynakları okuyamıyorlar. Sadece modern bir dile tercümesinden faydalanıyorlar. Artık Avrupa’da bile yapılan tercümelerin objektif olmadığı, tercümeyi yapan kişinin yorumuna dayandığını herkes kabul etmekte. Antik bir kaynağı okumak kolay değildir; terimlerin kullanımı konusunda bilgiye sahip olmak gerekir. İşte tüm bunlar ülkemizde eksik. Türkiye’de Bizansçılar arasında tarihi kaynakları orijinallerinden sadece ben okuyorum ve kullanıyorum.

- Gelelim bugüne; önceleri askeriyeye ait olan arazinin bakanlığa geçmiş olması büyük bir fırsattır. Burada herhangi bir düzenleme yapmadan önce mutlaka arkeolojik çalışma gereklidir. Ancak bunun nasıl yapılacağı konusu biraz sıkıntı yaratabilir. Malum alanın stratejik bir planlama içinde olması burayı müzenin yaptığı kurtarma kazıları gibi aceleye getirilmesini gerektirebilir. Ben müzenin yapmasına karşı değilim. Fakat çok dezavantajları var: Öncelikle çok sayıda kazı yapması, bilgili ve yeterli personeli olmaması sorunlu tabii ki. Diğer yandan üniversite kazıları yavaş işleyen ve maddi sorunları olan kazılar. Bu önemli arazi beklemez.

- En uygun olanı, müzenin teknik yürütmesi ile bir akademisyeninin idaresi altında kazı yapmak. Avrupa da kazılar böyle yapılıyor. Akademisyenler ile müzelerin birlikte çalışmaları gerek. İstanbul’da kazı yapan ve bu kentteki arkeolojik sorunları bilen bir akademisyen ve uzman olarak bu alanın özel bir ilgiye ve bilimsel bir arkeolojik kazıya ihtiyaç duyduğunu belirtmek isterim.

Kaynak: http://www.radikal.com.tr/

 
Yazar :
Kaynak :
Gösterim : 1     
İlgili yazıya ait resimler,
YAZILAR
İstanbul Şehri Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi
Günümüzde artık önemli olan nüfusun nicel çokluğu değil niteliği ve diğer demografik değerlerdir. Kültürün; globalleşen dünya yapısı içinde, uluslararası ilişkilerde ve ticari alışverişlerde bir güç olduğunun önemi her geçen gün daha net anlaşılmaktadır.

Avrupa Birliği süreci, milli kimlik, dünya siyasi arenasında bir yer edinme ve gelecek yüzyıllar içinde iktisadi ve kültürel yapısını koruyarak var olma mücadelesi arayışlarında, Türkiye olarak bir metodoloji ve beraberinde yetişmiş, analitik düşünen insan gücü sıkıntısı çekilmektedir.

Milli ve manevi değerleri haiz, bilgiyi eyleme dönüştürebilen, kimlik sahibi, bir birey olarak kendini görebilen insan yetiştirmenin değeri her geçen gün şiddetli bir şekilde hissedilmektedir.

Türkiye bir değerdir. Sahip olduğumuz tarihi miras ve medeniyet bu coğrafya üzerinde halen yaşamaktadır. Bizlerin kültürel ve milli değerlerimiz olan tarihi eserlerimizden, şehirli yaşam kültürüne kadar tüm medeniyet değerlerimizi tanımaya, sahip çıkmaya ve korumaya çok büyük ihtiyaç vardır.

İstanbul başta olmak üzere, Anadolu coğrafyası dünya medeniyet ve uygarlık tarihinin beşik noktasındadır. Sadece Anadolu coğrafyası, tüm dünya üzerinde kurulan uygarlıkların tamamına yakın sayıda uygarlığı bünyesinde barındırmaktadır. Arkeolojik kazılar bunun birer göstergesi ve bizlerin gurur kaynağıdır.
devamı...
AYIN YAZISI
Ayıp Artık...
Halen tartışmakta (!) olduğumuz veya bir süreliğine de olsa gündemimize girmiş olan, tarihi Taksim Topçu Kışlası`nın yeniden inşası ile ilgili olarak tek şahsı kaygım, kötü uygulamalara emsal teşkil edeceği idi. Yeniden inşa edilsin veya edilmesin anlayışı bizleri aşmakta olan bir güç olduğu da kabulümüz.

"tek şahsı kaygım, kötü uygulamalara emsal teşkil edeceği idi" diye belirtmiştim ya, işte bu korkularım maalesef gerçekleşmeye başlamış olduğunu kısa sürede görmüş olmak beni şahsen derinden etkilemektedir.

Halka açık ve İstanbulluları denizle buluşmasını sağlayan bir kamu alanı olarak, Üsküdar sahilinde yer alan Paşalimanı parkı, bugün yeni bir inşaat alanına dönüştürebilme gayreti içerisindedir. Ve onunla ilgili kazı çalışmalarına da sahne olmaktadır.
devamı...
DERGİLER
Yeni Fikir
Tarih Düşünce
Chronicle
1453 Dergisi
RESİMLER
FATİH'in FERMANI
Fatih Sultan Mehmed Han'ın Fermanı
ÜSKÜDAR VE BOĞAZİÇİ REHBERİ
Üsküdar ve Boğaziçi Rehberi
İstanbul`un Kitabı Fatih adlı Kitap çalışması yürütülürken Tarihçi NECDET İŞLİ ve Araştirma Merkezi bünyesindeki arkadaşlar bir arada iken
Alev Alatlı ile merkezimizde hasbihal ederken...
Alev Alatlı ile merkezimizde hasbihal ederken...
İhsan Fazlıoğlu hocamız Ali Kuşçu`nun ölüm yıldönümünde Osmanlı döneminde Bilim Tarihi üzerine seminer verirken
İhsan Fazlıoğlu hocamız Ali Kuşçu`nun ölüm yıldönümünde Osmanlı döneminde Bilim Tarihi üzerine seminer verirken
İdris Bostan hocamız ile beraber araştırma merkezimizde
İlber ortaylı merkezimiz bünyesinde ihtisas semineri verirken
Resim Arsivimiz
Tüm Hakları (©) 2005   -   Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi