İstanbul`un Kitabı Fatih adlı bu eser, Fatih Belediyesi’nin bir kültür hizmeti olarak yayınlanmış olup, Süleyman Faruk Göncüoğlu tarafından hazırlanmıştır. devamı... Tüm
kitaplar için Tıklayınız
Bugünün dünyasına baktığımızda, içerisinde bazı küçük devletlerin nüfusundan daha fazla insanı barındıran şehirlerle karşılaşmaktayız. İstanbul, bu şehirlerden biridir. Ve bu vasfını kuruluşundan beri sürdüre gelen nadir şehirlerden de biridir. devamı... Tüm
kitaplar için Tıklayınız
“Tanıdıkça sevilir, sevildikçe de sahip çıkılır” düşüncesiyle hazırladığımız elinizdeki bu kitabın temeldeki amacı İstanbul’u tanıtmaktır. devamı... Tüm
kitaplar için Tıklayınız
Yazılı 2700 yılı aşkın, arkeolojik bulgular yüzyılda 9000 yıla yakın bir tarihin varlığından bahsedebileceğimiz İstanbul; değişim ve gelişim kelimelerinin de hakkını ver mi? bir dünya şehridir. devamı... Tüm
kitaplar için Tıklayınız
Bu çalışmayla H. Necdet İşli´nin yaşamında önemli bir kısmını teneffüs ettiği Aksaray Semti´nin tarihi sınırlarını ortaya koymanın dışında, temel hatlarıyla eski eser ve dokusunun gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde aktarılması amaç edinilmiştir. devamı... Tüm
kitaplar için Tıklayınız
Ali Talat Bey’in, Ölümünden sonra yayınlanan “Sanayii İnşaiye ve Mimariye de Doğramacılık, Marangozluk, Silicilik” isimli bir eseri; Bugünün İstanbul Teknik Üniversitesi’nin temeli olan Mühendishane-i Berri Hümayun ve Hendese-i Mülkiye okullarında verdiği ders notlarıydı. devamı... Tüm
kitaplar için Tıklayınız
Sultanahmed’de, Bizans dönemine ait büyük saray kalıntıları üzerinde inşa edilmekte olan Four Seasons Oteli’nin ek bina inşaatı nedeni ile gündeme gelen tarihi eser tahribatı konusu bugünlerden çok gerilere kadar uzanan bir toplumsal sorunumuzu da bir başka açıdan dile getirmiştir.
Bir medeniyetten bahsederken onu, ortaya koyduğu şehir kültürü ve sanat eserleri ile ifade ederiz. Yaşadığımız çağda, uluslararası arena içerisinde, bir milletin sahip bulunduğu bilgi ve kültürün büyük önem arz ettiği aşikardır. devamı... Tüm
kitaplar için Tıklayınız
Kuzey Haliç su yolu üzerinde yer alan Hasköy, Halıcıoğlu ve Sütlüce Mahalleleri; Osmanlı Devleti`nin sağladığı çok uluslu, çok dinli sosyal yapıyı bütün ayrıntılarıyla gözler önüne sermektedir. devamı... Tüm
kitaplar için Tıklayınız
Osmanlı ve İslam tarihi kaynaklarına baktığımızda, Hazreti Adem ve Havva`dan başlatılarak gelişen tarih yazıcılığında, hadiseler eserin yazıldığı döneme kadar getirilerek, bir bütünü bozmadan bir nevi dünya tarihi yazılmıştır. devamı... Tüm
kitaplar için Tıklayınız
E-
Bülten
kayıt olun yazılarımızdan ilk siz haberdar olun.
Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi
İstanbul
Şehri
Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi
Tavsiye
niteliğinde Internet Web Siteleri
İstanbul Şehri Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi
Günümüzde artık önemli olan nüfusun nicel çokluğu değil niteliği ve diğer demografik değerlerdir. Kültürün; globalleşen dünya yapısı içinde, uluslararası ilişkilerde ve ticari alışverişlerde bir güç olduğunun önemi her geçen gün daha net anlaşılmaktadır.Avrupa Birliği süreci, milli kimlik, dünya siyasi arenasında bir yer edinme ve gelecek yüzyıllar içinde iktisadi ve kültürel yapısını koruyarak var olma mücadelesi arayışlarında, Türkiye olarak bir metodoloji ve beraberinde yetişmiş, analitik düşünen insan gücü sıkıntısı çekilmektedir.Milli ve manevi değerleri haiz, bilgiyi eyleme dönüştürebilen, kimlik sahibi, bir birey olarak kendini görebilen insan yetiştirmenin değeri her geçen gün şiddetli bir şekilde hissedilmektedir.Türkiye bir değerdir. Sahip olduğumuz tarihi miras ve medeniyet bu coğrafya üzerinde halen yaşamaktadır. Bizlerin kültürel ve milli değerlerimiz olan tarihi eserlerimizden, şehirli yaşam kültürüne kadar tüm medeniyet değerlerimizi tanımaya, sahip çıkmaya ve korumaya çok büyük ihtiyaç vardır.İstanbul başta olmak üzere, Anadolu coğrafyası dünya medeniyet ve uygarlık tarihinin beşik noktasındadır. Sadece Anadolu coğrafyası, tüm dünya üzerinde kurulan uygarlıkların tamamına yakın sayıda uygarlığı bünyesinde barındırmaktadır. Arkeolojik kazılar bunun birer göstergesi ve bizlerin gurur kaynağıdır. devamı...
Şehir merkezin de yer alan camilerin önünden geçerken bazılarının avlu giriş kapılarının biri üzerinde “cenaze kapısıdır park yasaktır” ibaresi yer alır. Bu yazıyı gördüğüm zamanlar içimi bir gariplik kaplar. Bir anda yapayalnız kalmış hissine kapılırım. Doğumhane kapısından başlayan hayat serüveninin cenaze kapısında son bulmakta olduğunun bir an farkına varmaktır. O an ki bu hissiyatın sebebi.